Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/12286 E. 2013/13105 K. 21.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12286
KARAR NO : 2013/13105
KARAR TARİHİ : 21.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.07.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 13.06.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, borçlu ortağın alacaklıları tarafından İİK’nın 121. maddesi uyarınca açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı borçlu …, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.09.2007 tarihli 2006/838-2007/1909 E.-K. dosyasında muris Hüseyin Çullu’dan kalan mirası kayıtsız ve şartsız olarak reddettiğini, bu nedenle dava konusu bağımsız bölümler üzerinde herhangi bir hakkı olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı … ve … da, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu bağımsız bölümler üzerindeki ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İİK’nın 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan İcra Müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip, icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir.
Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmeleri zorunludur.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekir.
Türk Medeni Kanununun 611. maddesinde “Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer. Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça miras bırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır” hükmüne yer verilmiştir.
Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. (TMK’nın 2. m.). Mirasçı alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse alacaklılar ret tarihinden itibaren altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. (TMK’nın 617. m.).
Somut olaya gelince; satışına karar verilen dava konusu 219 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 3 ve 4 no’lu bağımsız bölümlerin davalıların murisi…adına tapuda kayıtlı olduğu, muris…’nun 17.06.2005 tarihinde öldüğü ve … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.04.2013 tarihli 2013/202-434 E.- K. sayılı mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davalı …, ve … olduğu, davalı borçlu …’nun 24.06.2005 tarihinde … 1. Sulh Hukuk Mahkemesine murisi …’dan intikal eden mirası kayıtsız şartsız reddettiğine ilişkin dava açtığı, … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.09.2007 tarihli 2006/838-2007/1909 E.- K. sayılı ilamı ile …’nun istemi kabul edilerek mirası reddinin tesciline karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı borçlu … mirası reddettiğini savunduğuna, davacılar da davalı …’nun muris …’nun mirasçısı olduğunu iddia ettiklerine göre mirasın reddine ilişkin kararın iptali ile ilgili bir dava açılıp açılmadığının araştırılması, mirasın reddi kararının iptali davası açılmışsa, sonucunun beklenmesi, daha sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile dava konusu bağımsız bölümlerin satışına karar verilmesi doğru olmadığından, hüküm bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.