YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12930
KARAR NO : 2013/14221
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.09.2008 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar …, …, … ve … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar temyiz etmiştir.
1-Dava konusu edilen ve satışına karar verilen 86, 233, 802, 884 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre bir kısım davalıların temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlara ilişkin hüküm kısmının onanması gerekmiştir.
2-Dava konusu 491 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından …’ün davada taraf olmadığı anlaşılmıştır. Sağ ise kendilerinin, ölü iseler mirasçılık belgesiyle tespit edilmesi gereken mirasçılarının davaya dahili gerekirken eksik taraf teşkili ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dava konusu 995, 1451, 1528, 1545, 1969 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede
dava açmak üzere HMK’nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen raporlarda dava konusu taşınmazlar üzerinde muhdesat bulunduğu belirtilmiştir. Tapu kaydında muhdesatın aidiyetine ilişkin şerh de mevcut olmamasına göre muhdesatın kendilerine ait olduğunu savunan davalılara muhdesatın aidiyetine ilişkin dava açmaları için süre verilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, bu sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalıların 86, 233, 802, 884 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının reddine, hükmün bu taşınmazlara ilişkin olan kısmının ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 491, 995, 1451, 1528, 1545, 1969 parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, onanan kısım için taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın binde 11,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 24,30 TL’nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edenden alınmasına, 12.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.