Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/4339 E. 2013/5915 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4339
KARAR NO : 2013/5915
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20/01/2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın davalı … yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı … yönünden reddine dair verilen 03/07/2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesi nedeniyle şahsi hakka dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, adına tapu tahsis belgesi düzenlenen taşınmaza ev yaptığını, çocukları olan davalılardan …’ın 3 no’lu, …’in ise 4 no’lu daireyi fuzuli olarak işgal ettiklerini belirterek elatmanın önlenmesini istemiş, yargılama esnasında davalılardan Hakan’ın dava tarihinden sonra evden ayrıldığını, bu davalı yönünden davanın konusuz kaldığını belirtmiştir.
Davalı …, evin yapımı esnasında davacıya hem maddi hem fiili olarak yardım ettiğini, davacının rızası ile 2007 yılında çatı altındaki 4 no’lu daireyi masraflarını kendisi karşılayıp yaptırarak oturmaya başladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı … yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı … yönünden işgalinin haksız ve hukuka aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 15.10.1984 tarihli, 1324 no’lu tapu tahsis belgesine göre İstanbul Belediyesi adına kayıtlı 151 ada 1 parselde yığma 2/3, betonarme 1/3 çatılı konutun bulunduğu 186 m2’lik alanın davacıya tahsis
edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı, davacının muvafakatı ile 4 no’lu dairenin kendisi tarafından yapıldığını ve bu nedenle oturduğunu savunmuş ise de davanın açılması ile birlikte bu muvafakatın geri alındığının ve davalının haksız işgalci konumuna düştüğünün kabulü gerekir. Davacı adına tahsis edilen dava konusu taşınmazda davalının davacıya nazaran üstün bir hakka dayanarak oturduğu ispat edilemediğinden davalı … yönünden davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 16.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.