Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/6226 E. 2013/9957 K. 27.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6226
KARAR NO : 2013/9957
KARAR TARİHİ : 27.06.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.07.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, paydaşlığın giderilmesi davasında verilen karara yönelik yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
Davalılar, olayda yargılamanın iadesi, sebepleri olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılamanın iadesi isteği HMUK’nun 445 ve devamı maddelerinde açıkça vurgulandığı üzere hukuki niteliği itibariyle bağımsız bir dava olup mutlaka duruşma yapılarak iki aşamada incelenmesi gerekir. Mahkeme öncelikle yargılamanın iadesi davasının mesmu (dinlenmeye değer) olup olmadığını kendiliğinden araştırır. Bu aşamada genel dava koşullarından ayrı olarak yargılamanın iadesi davasının süresinde açılıp açılmadığının, teminat gösterilip gösterilmediğinin ve yasada sayılan yargılamanın iadesi sebeplerine dayanılıp dayanılmadığının incelenmesi gerekir. Bu koşullardan birisinin mevcut olmadığı sonucuna varılması halinde istem ret edilir. Mahkeme birinci aşamada yargılamanın iadesi davasının dinlenmeye değer olduğu sonucuna varırsa, ikinci aşamada esasa girerek ileri sürülen yargılamanın iadesi sebeplerinin doğru olup olmadığını araştırır. Dava dilekçesinde ileri sürülen sebebin gerçek olduğu kanısına varması halinde ise istem kabul edilerek asıl dava hakkında yeni bir karar verilir.
Somut olayda; davacının murisi …’ın … Sulh Hukuk Mahkemesinin 1996/970 Esas, 1007/1387 Karar sayılı dosyasında görülen ortaklığın giderilmesi davasında usulüne uygun şekilde temsil edilmediği halde karar verildiği iddiası ile yargılamanın iadesi isteminde bulunulmuş ise de davacının murisi …’a açık kimliği bilinmemesi nedeniyle kayyım tayin edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanarak dava sonuçlandırıldığından, mahkemece HMUK’un 445. maddesinde sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinin gerçekleşmemesi nedeniyle istemin reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının yatıranlara iadesine, 27.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.