Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/6905 E. 2013/9793 K. 25.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6905
KARAR NO : 2013/9793
KARAR TARİHİ : 25.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.03.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil (önalım) istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.12.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin, dava değerinin duruşmalı işler için belirlenen değerden az olduğundan reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, paydaş olduğu 58 parsel sayılı taşınmazda diğer paydaş dava dışı …’ın payını davalının 30.12.2010 tarihinde satış yoluyla edindiğini öğrendiğini, önalım hakkı kullanmak istediğini, taşınmazın edinim bedeli 13.000 TL’yi depo etmeye hazır olduğunu ileri sürerek, taşınmaz payının adına tescilini istemiştir.
Davalı, davacının annesi … tarafından dava dışı…’e satılan payı …’den 30.12.2010 günü edindiğini, taşınmazda fiili taksim bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazda tüm paydaşların katılımı ile yapılmış fiili taksim bulunmadığı ve önalım hakkının koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, önalım nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmazdaki payını kısmen veya tamamen üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlara, satılan bu payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve pay satışı yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu 58 parsel sayılı taşınmaz …adına kayıtlı iken, vefatıyla mirasçıları olan davacı ve diğer paydaşlara intikal etmiş, dava dışı paydaş Kemal payını dava dışı … satış yoluyla devretmiştir. Çekişme konusu pay ise, dava dışı … tarafından dava dışı …, … da …’e, … de satış yoluyla 30.12.2010 tarihinde mülkiyeti davalıya nakledilmiştir. Böylelikle, tapu kaydından 2.278,32 metrekare yüzölçümünde tarla niteliği ile kayıtlı 58 parsel sayılı taşınmazda 1/8 payın davacı; 1/4 payın davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Keşif sırasında dinlenen taraf tanıkları, davacı murisinin sağlığında dava dışı bir kısım paydaşlar ile davacının bağımsız olarak kullandıkları evleri yaptıkları; … ve …’ın ise birlikte murisin yaptığı evde tasarrufta bulunduklarını belirtmişlerdir. Fen bilirkişinin 28.11.2012 günlü raporuyla da, çekişme konusu payı satan … ile Kemal’in birlikte; davacının ve dava dışı bir kısım paydaşların bağımsız olarak kullandıkları evler tespit edilmiştir. Görülüyor ki, davacının babasının sağlığında ev yaparak fiilen kullandığı bir bölüm ve davalıya payını devreden …’ın kullandığı ayrı bir bölüm bulunmakta olup, davalı bu fiili paylaşıma uygun olarak pay edinmiştir. Paylı taşınmazın paydaşlar arasında kullanım biçimi belirlenmiş olup da her paydaş payına ilişkin belli bir yeri kullandığı sırada, paydaşlardan birinin, kendine ayrılan yeri göstererek tapuda payını üçüncü bir kişiye satması durumunda, öbür paydaşların alıcıya karşı önalım hakkını ileri sürmeleri TMK’nun 2. maddesine aykırılık oluşturur. Somut olayda da, davacı ve pay satan davalının bağımsız olarak kullandığı bölümler bulunduğu, daha açığı, taşınmazdaki fiili paylaşım kanıtlandığından davacının önalım hakkına dayanarak tescil isteminde bulunması TMK’nun 2. maddesine uygun düşmemektedir.
Mahkemece belirtilen hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.