Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/7649 E. 2013/12860 K. 08.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7649
KARAR NO : 2013/12860
KARAR TARİHİ : 08.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.08.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.06.2012 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili ile duruşmasız olarak davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08.10.2013 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Av. … ile karşı taraftan davacı vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, 19 yıl önce 1/2 payını satın aldığı 110 parsel sayılı taşınmazın gösterilen bölümüne yaptığı binanın davalılara ait 124 parsel sayılı taşınmazda kaldığını öğrendiğini, bina değerinin zemin değerinden fazla olduğunu ileri sürerek, 124 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının bedeli karşılığı adına tescilini istemiştir.
Davalı, 124 parsel sayılı taşınmazın çapa bağlı bulunduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir.
Malzeme sahibinin Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi için birinci koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli; ikinci koşul, yapı kıymetinin taşınmazın değerinden açıkça fazla olmasıdır. Üçüncü koşul ise, yapıyı yapanın (malzeme sahibinin), taşınmaz malikine uygun bir bedel ödemesidir. Bu üç koşulun yanı sıra, yapının bulunduğu arazi parçası davalıya ait taşınmazın bir kısmını kapsıyor ise tescile konu olacak yer, inşaat alanı ile zorunlu kullanım alanını kapsayacağından mahkemece iptal ve tescile karar verebilmek için bu kısmın ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir.
Somut uyuşmazlıkta, davalıların maliki olduğu dava konusu 124 parsel sayılı taşınmaz 1977 yılında hükmen tescil edilmiştir. Davacının % 65 oranında tamamlanmış binasının ise 124 parsel sayılı taşınmazın çapa bağlanmasından sonra yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Temliken tescil nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteminde bulanabilmek için öncelikli koşul malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır. Malzeme sahibinin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesi veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmaması ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunması gerekir. 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan malzeme sahibinin temliken tescil talebinde bulunması mümkün değildir. Çünkü bu gibi durumlarda kötüniyet karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olur. Bu nedenle, davacının binayı yapmaya başladığı tarihte taşınmazın davalılara ait olduğunu bildiği gibi davalılarca davacıya binanın bulunduğu zeminine ait arazi bölümünün mülkiyetinin aktarılacağı hususunda bir satışları ya da bu yolda bir iradelerinin ulaşmadığı anlaşıldığından, temliken tescil isteminin ilk koşulu iyiniyet iddiası kanıtlanamamıştır.
Temliken tescil isteminin kabulü için ayrıca binanın tamamlanmış olması gerekir. Somut olayda, mülk ve inşaat bilirkişi kurulunun 08.05.2008 günlü raporu ile davacıya ait binanın % 65 oranında tamamlandığı belirlenmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 990,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 08.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.