Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/8630 E. 2013/12294 K. 27.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8630
KARAR NO : 2013/12294
KARAR TARİHİ : 27.09.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.04.2006 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Dava, dereden yararlanma hakkına elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davacı, … köyü … deresinden akan suyun 29.03.1987 tarihli köy ihtiyar heyeti kararı ile tarafına verildiğini, davalının 2006 yılında dereden suyu toplayarak plastik borularla götürmek suretiyle müdahalede bulunduğunu belirterek davalının elatmasının önlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C ve Türk Medeni Kanununun 715. maddeleri uyarınca kayalar, tepeler, dağlar (bunlardan çıkan kaynaklar) gibi tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile deniz, göl, nehir gibi genel sular tescil ile sınırlandırmaya tabi değildir. Bu gibi yerler devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Özel kişiye özgülenecek şekilde kullanımına olanak yoktur.
Somut olayda; dava konusu orman arazisi içindeki Acemkayası deresi genel su niteliğindedir.Genel sulardan kadim hakkına göre herkes faydalı ihtiyacı kadarını kullanabilir, içme ve kullanma suyu ise sulama suyuna göre önceliklidir.Mahkemece tarafların kadim veya öncelik hakları araştırılmamış, tarafların dava konusu suya olan ihtiyaçları tespit edilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, suların en az olduğu dönemde uzman bilirkişi kurulu (jeolog, ziraat ve fen) marifetiyle yeniden keşif yapılmalı, tarafsız mahalli bilirkişiler mahallinde dinlenilerek tarafların dava konusu suda kadim veya öncelik hakları belirlenmeli, deredeki suyun debisi ölçülmeli, tarafların suya olan ihtiyaçları bilimsel verilerle tespit edilmeli,davacının ihtiyacına yeter kadar suyun halen derede bulunduğunun anlaşılması durumunda dereden herkesin yararlanma hakkının bulunduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmelidir.
Değinilen hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.