Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/9281 E. 2013/12854 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9281
KARAR NO : 2013/12854
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.01.2011 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 10.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, paydaşı olduğu 4 ada 2 parsel sayılı taşınmazda paydaş olan davalının payını 24.11.2009 tarihinde …’a, …’ın da payını 14.07.2010 tarihinde yeniden davalıya sattığını, ancak söz konusu satışın hiçbir şekilde müvekkiline haber verilmediğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı, … Asliye Hukuk Mahkemesinde önalım nedeniyle açılan davada satışın gerçek bir satış olmadığını, satışta gösterilen değerin düşük olduğunu belirtmelerine rağmen davanın kabulüne karar verildiğini ancak açılan bu yeni davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Davaya müdahale eden …, … , …, … vekili açılan davanın muvazaalı olduğunu ve reddi gerektiğini savunmuştur.
Müdahillerin davacı sıfatı ile görülmekte olan davadan önce önalım hakkına dayalı olarak … Sulh Hukuk Mahkemesinde açmış oldukları tapu iptali ve tescil davasında davalı … adına kayıtlı olan 1/3 payın iptali ile davacılar (müdahiller) adına tesciline karar verildiği ve mahkemece verilen 2010/85 Esas- 2011/46 Karar sayılı hükmün Yargıtay 6. Hukuk Dairesince 12.12.2011 tarihinde onandığı ve kararın kesinleşerek tapuya tescil edildiği ve böylece davalı … adına tapuda kayıtlı pay bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, davalı adına kayıtlı payın 2010/85 Esas sayılı dosyanın davacıları adına hükmen tescili nedeniyle tapuda davalı adına kayıtlı pay bulunmadığından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2)6100 sayılı HMK 331. maddesinin 1. fıkrasında “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, davacı önalım hakkını ancak dava yoluyla kullanabileceğinden dava açmakta haklıdır. Ancak yargılama aşamasında davalı …’nin …’a 24.11.2009 tarihinde pay satışı nedeniyle kullanılan önalım hakkı sonucunda payın müdahiller adına hükmen tesciline karar verilmesi sebebiyle davalının tapuda payı kalmamıştır. Bu nedenle davacının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Ayrıca davaya müdahil olarak katılan …, … …, … ve … asli müdahale talebinde bulunmuşlar ve mahkemece de asli müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Görülmekte olan bir davaya asli müdahalede bulunabilmek için dava konusu hak veya şey üzerinde kısmen veya tamamen bir hak iddia edilmesi gerekir. Oysa müdahiller görülmekte olan dava dışında açmış oldukları bir davada hak iddia etmişler ancak bu davada davanın muvazalı olduğundan reddini savunmuşlardır. Dolayısıyla bu davada kendi adlarına bir hak iddiaları olmayıp davalının yanında davaya feri müdahalede bulunmuşlardır. Feri müdahil davada taraf olmadığından hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verilir (HMK m.69) Yani, müdahil davada tarafmış gibi müdahil hakkında hüküm verilemez. Açıklanan nedenle aslında davada feri müdahil olduğu anlaşılan kişiler lehine vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 07.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.