YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9301
KARAR NO : 2013/12778
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.02.2011 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.09.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalıların yola taşan balkon ve oda inşa ederek elattıkları iddiası ile müdahalenin önlenmesi ve kal talebinde bulunmuştur.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu balkonun yerden 6-7 metre yüksekliğinde olduğu, yolun kullanımına engel teşkil etmeyeceği kaldı ki, bu kısmın ara yol olup çok dik rampa ve kayalık olması nedeniyle yaya yolu olarak dahi kullanılmasının zor olduğu ve davacının taşınmazının güneyinden geçen ana yoldan ulaşımını sağladığı, yol ihtiyacı içinde de bulunmadığı dikkate alındığında, yine söz konusu yolun evveliyatının yüklü bir hayvanın geçeceği genişlikte olduğu kadastro tespitleri sırasında evvelden beri kullanılan mevcut yoldan daha geniş bir alanın yol olarak bırakıldığı, davalıların taşınmazı üzerindeki yapı ve eklentinin kadastro geçmeden önce de mevcut olduğu, bu nedenle davacının iyi niyet kurallarına aykırı olarak hareket ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 715. ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi gereğince yollar paralı veya parasız kullanımı kamuya tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı orta malı taşınmazlardır. Bu özellikleri gereği yoldan yararlanma hakkı olan özel kişilerin de, varsa elatmanın giderilmesi için dava açmaya hakları vardır.
Somut olayda; 02.11.2011 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi raporu ve krokisinde, A işaretli 9,26 m2’lik kısım, B işaretli 8,00 m2’lik kısım, C işaretli 2,65 m2’lik kısımda kadastro çalışmalarında yol olarak bırakılan bölüme tecavüz edildiği tespit edilmiştir. Bu durumda davalıların yola müdahalesi sabit olduğundan davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 07.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.