YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9472
KARAR NO : 2013/11401
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.04.2010 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı-borçlu … beyanında, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1038-1803 sayılı kararı ile muris …’den kalan mirası kayıtsız ve şartsız olarak reddettiğini, bu nedenle taşınmaz üzerinde herhangi bir hakkı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/783-849 sayılı kararı ile muris …’den kalan mirası kayıtsız ve şartsız olarak reddettiğini, bu nedenle taşınmaz üzerinde herhangi bir hakkı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir, diğer davalılar yargılamaya gelmemiştir.
Mahkeme dava konusu taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesine, satış bedellerinin hissedarlara hisseleri oranında aidiyetine karar verilmiş, hükmü bir kısım davalılar temyiz etmiştir.
Borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İcra İflas Kanununun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alınması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan icra müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip davacı tarafa icra hakiminden yetki belgesi almak üzere süre verilmelidir.
Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmeleri zorunludur.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekir.
Somut olayda; borçlu-davalı … 17.05.2010 tarihinde … 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde hasımsız bir dava açarak murisi annesinden kendisine intikal eden mirası kayıtsız ve şartsız reddettiğini belirterek ret beyanının tescilini istemiş, mahkemece 22.10.2010 günlü ve 2010/1038-1803 sayılı kararla isteği kabul ederek ret beyanının aynen tesciline karar verilmiştir.
Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Hukuk düzeni bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını korumaz. (TMK m 2.) Mirasçı alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse alacaklılar ret tarihinden itibaren altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. (TMK m. 617)
Davalı borçlu …’in mirası reddetmesi nedeniyle davacı-alacaklı tarafından … 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/633 sayılı dosyasında ret kararının iptali için bir dava açılmış ve mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ancak hüküm kesinleşmemiştir. Hal böyle olunca ret kararının iptali için açılan davada verilen kararın keşinleşmesi beklenip bunun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 12.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.