YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9637
KARAR NO : 2013/11940
KARAR TARİHİ : 23.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 28.02.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında vakıf şerhinin silinmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.10.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 312, 846, 854, 1408, 5286, 5500 ve 5603 parsel sayılı taşınmazların paylı maliklerinden olan muris “… … kızı … … İldeşler” payındaki “… … … Vakfı” şerhinin terkini istemi ile açılmıştır.
Davalı … İdaresi, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların kadastro tespiti sırasında kadastro tutanağına vakıf şerhinin işlenmediği, bu şerhin 16.10.1998 tarihinde işlendiği ve işlemin mahkeme hükmüne değil idarenin tek taraflı talebi üzerine TMK’nın 1027. maddesindeki yönteme uyulmadan yapılmış olması nedeniyle davanın kabulü ile Saruhanlı ilçesi Nuriye Beldesinde bulunan 312, 846, 854, 1408, 5286, 5500 ve 5603 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarındaki … … … Vakfı şerhinin silinmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … İdaresi vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davacıların murisi “… … kızı … … İldeşler” dava konusu 312, 846, 854, 1408, 5286, 5500 ve 5603 parsel sayılı taşınmazların 1/2 pay malikidir. Diğer pay dava dışı kişiye aittir. Kısaca taşınmaz paylı mülkiyet rejimine tabidir.
Türk Medeni Kanununun 688. maddesinde paylı mülkiyet “birden çok kimsenin maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik olmaları” şeklinde ifade edilmiştir. Paylı mülkiyette, mülkiyet hakkına sahip birden ziyade kişi olmasına rağmen eşya üzerinde tek bir mülkiyet hakkı mevcuttur. Eşya üzerindeki bu tek mülkiyet hakkı malikler arasında bir paylı mülkiyet birliğini meydana getirir. Her paydaş mülkiyet hakkının belli bir payına sahip olur ve her paydaş diğerinden bağımsız ayrıca tasarrufi işlemlerde bulunabilir. Dolayısıyla somut olayda, bir paydaşın temsilen diğer paydaşların menfaatini koruması durumu söz konusu edilemez. Bundan dolayı da mahkemece sadece davacıların murisinin payındaki vakıf şerhinin kaldırılmasıyla yetinilmesi gerekirken dava konusu taşınmazların tamamı üzerinden şerhin terkini yasaya aykırı ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı … İdaresi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince davalı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 no’lu bendinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine 1 no’lu bent olarak “davanın kabulü ile Saruhanlı ilçesi Nuriye Beldesinde bulunan 312, 846, 854, 1408, 5286, 5500 ve 5603 sayılı parsellerde davacıların murisi … … kızı … … İldeşler adına kayıtlı 1/2 pay üzerindeki … … … Vakfı şerhinin silinmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.