YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10125
KARAR NO : 2015/1157
KARAR TARİHİ : 05.02.2015
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.03.2006 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.11.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, otuzüç adet taşınmazın ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK’nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince, dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazlarda malik olan borçlu davalının murisi tapu kayıtlarının bir kısmında … olarak, veraset ilamında ise … olarak görülmektedir. Öte yandan …. mirasçılarından …. ve ….’ın veraset ilamı dosya içerisinde bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, infazda tereddüt yaşanmaması için öncelikle dava tarihi dikkate alınarak dava konusu taşınmazların en son mülkiyet durumunu gösteren tapu kayıtlarının getirtilmesi, borçlu davalının murisinin tapu kayıtlarındaki soyisim yanlışlığının nüfus kayıtlarına uygun olarak düzeltilmesi için davacı tarafa yetki ve makul bir süre verilmesi, getirtilen veraset ilamlarına göre taraf teşkilinin sağlanması ve daha sonra işin esasına girilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.02.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.