YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14453
KARAR NO : 2015/9438
KARAR TARİHİ : 23.10.2015
MAHKEMESİ : Keskin Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/05/2014
NUMARASI : 2014/66-2014/106
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 09.06.2009 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 05.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Davacılar, kendi taşınmazları içinde bulunan kaynak suyuna davalı köy tüzel kişiliğinin haksız olarak elattığını ileri sürerek müdahalenin men’ini istemişlerdir.
Davalı taraf, köylünün ortaklaşa kullandığı çeşmenin kaynağına davacı tarafın kazı yaparak elattığını ve çeşme suyunun kuruduğunu bunun üzerine Kaymakamlıkça davacıların müdahalesinin men’ine karar verildiğini, asliye ceza mahkemesince de davacı tarafın cezalandırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, su rejimi kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacıların tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı tarafın temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu su, davacılara ait tapulu taşınmaz içinden çıkmakla birlikte mevcut debisi ve öteden beri kullanım şekli itibariyle genel nitelikte yeraltı kaynak suyudur.
Kural olarak, genel sulardan herkes kadim ve öncelik haklarını ihlal etmemek koşuluyla faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
İlke olarak kadim kullanım durumunun korunması esastır.
Somut olayda uyuşmazlık; davalı köy tüzel kişiliğinin davacılar aleyhine idari men kararı almak suretiye oluşan suya vaki muarazasının giderilmesine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki tapu kaydı, keşif, bilirkişi, tanık beyanları ile alınan tüm raporlar doğrultusunda, dava konusu suyun kadim kullanım hakkının köy tüzel kişiliğine ait olduğu, davacıların tapulu taşınmazları içerisinde sonradan kazı çalışması yaparak bu su kaynağının (çeşmenin) kurumasına neden oldukları böylece davalı köyün kadim ve öncelik haklarını ihlal ettikleri sabittir.
Böylece davalı tarafın köy tüzel kişiliği adına idareye müracaatla 3091 sayılı Kanun uyarınca idari men kararı almalarında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki mevcut suya davalı köyün değil aksine davacıların fiilen elatmaları söz konusu olduğundan davanın tümüyle reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacıların tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 23.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.