YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3350
KARAR NO : 2014/7241
KARAR TARİHİ : 02.06.2014
MAHKEMESİ : Kavak Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/07/2013
NUMARASI : 2010/353-2013/234
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 28.07.2010 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.07.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Davacı, dava konusu suyu ve yerini davalıdan 28/03/2009 tarihli senet ile satın aldığını beyanla davalının suyun kullanımına müdahalesinin men’ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı İ.. B.. suyun Hazineye ait olan taşınmazdan çıktığını davacının suyun tamamını kendi evine götürdüğünü diğer tüm mahalle halkının içme suyu ve hayvanlarını sulamak amacıyla kullanmasına davacının engel olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davaya katılmak isteyen R.. B.., H.. B.. ve A.. B..’nın müdahale talepleri kabul edilerek davalı sıfatıyla duruşmalara katılmış ve davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece dava konusu kaynak suyu ve deposunun 13.09.2007 tarihinde kesinleşen kadastro paftasında köy yolu olarak bırakılan yerde olduğu, davacı tarafın depodan aldığı su hortumunun sürekli açık tutulması halinde dahi depodaki suyun yeterli olduğu kaynak sularında ihtiyacın öncelikli olduğu davacının suya müdahale edildiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu suyun genel su olduğu, genel sulardan ise, herkesin kadim ve öncelik haklarını ihlal etmemek koşuluyla faydalı ihtiyacı oranında yararlanabileceği kabul edilmektedir. İçme suyunun kullanma suyuna göre öncelikli bulunduğu hususunda da bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı ise keşifteki beyanında dava konusu çeşmeyi hayır amacıyla
yaptığını, davacının buradan kendi evine su götürmesi sonucu içme suyu kalmadığını bu yüzden bazen davacının evine giden suyun çıkışını kapatarak suyun gitmesini engellediğini beyan etmiştir.
Yapılan keşifte suyun debisi tespit edilmekle birlikte, davacının ihtiyacı olan suyu karşılayacak başka kaynakların durumu tam olarak tespit edilip karşılaştırması yapılmamıştır.
Bu itibarla mahkemece öncelikle davacının dava konusu sudan günlük ne kadar zorunlu içme suyu ihtiyacı olduğu kesin olarak saptanmalı, içme suyu ihtiyacından artan sudan bölgede otlayan hayvanların içme suyu ihtiyacını karşılayacak bir düzenek tesisi ve davacının ihtiyacından fazlası bakımından istifadesi için bilirkişi vasıtasıyla su rejimi kurulmalı, davacının ihtiyacı olan su tespit edilmeli, davalının keşifteki açık beyanı karşısında suya elattığı anlaşıldığından kurulan su rejimi dikkate alınarak elatmanın önlenmesine karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.