YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4653
KARAR NO : 2014/8839
KARAR TARİHİ : 01.07.2014
MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/11/2013
NUMARASI : 2011/444-2013/610
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.11.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 19.11.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteğine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı vekili hükmü, vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK’nın 326/1. maddesi gereğince yargılama harç ve giderleri, kural olarak davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. Ancak, HMK’nın 331/1. maddesinde, davanın esası hakkında karar verilmeyen hallerde yargılama giderinin hakim tarafından belirleneceği öngörülmüş olup, bu belirlemenin davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması şeklinde değerlendirilmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6/1. maddesi gereğince; “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur.”
Somut olaya gelince; dava açıldığı tarihte davalının çekişme konusu taşınmazlara elattığı ancak yargılama sırasında Danıştay 1. Dairesinin 13.12.2012 tarihli 2012/1854 esas 2012/1963 karar sayılı ilamı ile taşınmazların davalı kuruma devredildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davalı kurumun davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek, elatmanın önlenmesi isteği bakımından yargılama harç ve giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesi yerinde ise de taraflar arasındaki çekişmenin dava konusu kanalın üzerinin toprakla kapatılması olduğundan taşınmazların toplam değeri üzerinden vekalet ücretinin belirlenmesi hatalıdır. Davalı tarafın dava konusu sulama kanalının bulunduğu yerdeki tesislerinin zarar görmemesi için kanalın üzerini toprakla doldurduğu anlaşıldığından kanalın eski hale getirme bedeli olan ve 05.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 44.452,40 TL değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı lehine fazla vekalet ücreti tayini doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.