YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7254
KARAR NO : 2014/10845
KARAR TARİHİ : 02.10.2014
MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2012/369-2013/1058
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.04.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.11.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı vekili, ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 146 ada 3 parsel sayılı taşınmazın taraflar arasında ivaz ilavesi ile aynen taksimine, bilirkişi raporunda “A” harfi ile belirtilen yerin davacı, “B” harfi ile belirtilen yerin davalı adına tesciline, 3.268 TL değer farkının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması
gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye Veya mücavir alan hudutları içerisinde ise ‘Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Somut olaya gelince, dava konusu 146 ada 3 parsel sayılı taşınmaz 243 m2 yüzölçümlü olup taraflar adına 1/2 şer pay ile kargir dükkan ve arsa vasfıyla tapuda kayıtlıdır. Hükme esas alınan fen ve inşaat bilirkişi raporlarına göre ivaz ilavesi ile aynen taksimin mümkün olduğu belirtilerek ifraz krokisi çizilmiş, 29.05.2013 tarihli ve 388 sayılı Belediye Encümen Kararı ile de tasdik edilmiştir. Ancak taraflar “A” ve “B” olarak ifraz edilen kısımların hangi paydaşa ait olacağı hususunda anlaşamadıklarından mahkemece kura çekilerek aynen taksime karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.