YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2097
KARAR NO : 2015/6636
KARAR TARİHİ : 15.06.2015
MAHKEMESİ : Bolu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/05/2014
NUMARASI : 2013/393-2014/460
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.05.2013 gününde verilen dilekçe ile terekeye temsilci atanması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı H.. Y.. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava TMK’nın 640/3. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne, mirasçılardan S.. Ö..’in terekeye temsilci atanmasına karar verilmiş, karar davalı H.. Y.. vekili tarafından temsilcinin şahsına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı G… A… vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalılardan H.. Y.. vekilinin tereke temsilcisi S.. Ö..”in şahsına yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK’nın 431. maddesi uyarınca vasi tayininde usul kayyım (mümessil) içinde uygulanır. TMK’nın 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazlar ve vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi ile ilgili yasal hükümlerin mümessile yapılan itirazın ya da kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur. Vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde itirazı denetim makamının incelemesi gerekir. TMK’nın 422. maddesi uyarınca tereke temsilcisinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan sulh mahkemesine, onun kabul
etmemesi halinde denetim makamı olan asliye mahkemesi’ne aittir. (TMK m. 397) Bu nedenlerle miras ortaklığı temsilcisinin (TMK m. 640/3) şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin görev yönünden reddiyle yukarıda değinilen kanun maddelerindeki emredici kurallar çerçevesinde değerlendirilip gereği yapılmak üzere dosyanın mahalline iadesi gerektiğinden dilekçenin görev yönünden reddi ile mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı H.. Y.. vekilinin temyiz itirazlarının reddine hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, ancak tereke temsilcisinin şahsına yönelik itirazlar yönünden dilekçenin görev yönünden reddi ile dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 15.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.