Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2015/9513 E. 2015/8546 K. 07.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9513
KARAR NO : 2015/8546
KARAR TARİHİ : 07.10.2015

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/12/2013
NUMARASI : 2012/398-2013/1015

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.03.2011 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davacı, ipotek bedelinin depo edilerek tapu kaydındaki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk düzeninde istikrar sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, hükme karşı yasa yollarının tükenmesi (şekli anlamda kesin hüküm) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir daha dava konusu yapılmaması (maddi anlamda kesin hüküm) şeklinde hukuk yargılama sistemimizde yer almaktadır.
Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılamaması amacını güden maddi anlamda kesin hüküm 6100 sayılı HMK’nun 303. maddesinde düzenlenmiştir.
Anılan maddeye göre bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın, taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.
Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; bu dava için kesin hüküm teşkil ettiği belirtilen kararda dava konusu (1…ada 1.. sayılı parsel) ve davalı (A….. A… Satım İnş. Ltd. Şti.) aynı olmasına rağmen, görülmekte olan bu davanın davacısı E.. Ç.. o davada yer almadığından, kesin hüküm koşulları gerçekleşmiş değildir. Ayrıca, her ne kadar dava konusu parsel üzerindeki kanuni ipoteğin terkinine karar verilmiş ve karar kesinleşmiş ise de; karar henüz infaz edilmemiştir. Dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin henüz kaldırılmadığı anlaşıldığından, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı da mevcuttur.
Bu itibarla; mahkemece davanın esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 07.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.