YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10390
KARAR NO : 2017/434
KARAR TARİHİ : 23.01.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 18.07.2013 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava dışı kardeşleri Vedat, miras bırakanları …ve davalı … ile 27.12.2004 tarihli rızai miras taksim sözleşmesi imzaladıklarını, davalı tarafın rızai taksim sözleşmesindeki iradesi miras haklarından diğer kardeşleri lehine feragat etmek olduğu halde mirasın reddi yoluna başvurarak altsoyunun mirasta hak sahibi olmasına neden olduğu ileri sürülerek, taraflar arasında imzalanan 27.12.2004 tarihli rızai taksim sözleşmesinin ve neticesinde bu sözleşme gereğince davalının miras hakkından feragat ettiğinin tespitini istemişlerdir.
Davalı, feragat beyanının resmi şekilde yapılması gerektiğini, usulüne uygun yapılmayan feragatin geçerli olmadığını, tarafların mirasbırakanı …’un sözleşme yapılırken sağ olduğu için onun malvarlığı açısından rızai taksim sözleşmesinin geçerli kabul edilemeyeceğini, davanın reddini ileri sürmüştür.
Mahkemece, davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanan 27.12.2004 tarihli sözleşmenin taraflar arasında yapıldığının ve bu sözleşme gereğince davalının miras hakkından feragat ettiğinin tespitine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Somut olayda gelince; dava konusu rızai miras taksim sözleşmesi başlıklı, adi yazılı, 27.12.2004 tarihli belgenin davacılar, davalı, dava dışı … ve … adına vekil sıfatıyla davacı … tarafından imzalandığı; konusunun, mirasbırakan …’den intikal eden 5743/5 parsel sayılı taşınmazın taksimi ile ilgili olduğu; sözleşmenin 2. maddesine göre, davalı …’in babası …adına kayıtlı 22, 19, 72 ve 24 parsel sayılı taşınmazlardan …’un vefatı halinde intikal edecek yasal miras payının tamamından kardeşleri lehine sulh hukuk mahkemesinde reddi mirasta bulunarak feragat etmeyi kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakanla mirasçı arasında yapılan ve mirasçının miras hakkından vazgeçmesine ilişkin bulunan bir sözleşmedir. Mirasçının bu konuda üçüncü bir şahısla veya diğer bir mirasçı ile yaptığı sözleşme mirastan feragat sözleşmesi olmayıp, miras hakkının temliki sözleşmesidir. Mirastan feragat sözleşmesinin resmi şekilde yapılması bir geçerlilik şartı olduğu halde miras hissesinin temliki sözleşmesi alelade yazılı şekilde yapılabilir. Açılmamış bir miras üzerinde miras hakkının temliki sözleşmesinin geçerli sayılabilmesi için TMK’nın 678. maddesi gereğince miras bırakanın bu sözleşmeye iştiraki ve muvafakat etmesi şarttır.
…’un sağlığında, …’un gayrimenkulleri hakkında yapılan rızai taksim sözleşmesi geçersiz olduğu gibi sözleşmenin 2. maddesinde yer alan …’un mirasından feragat hükmü de noterde resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.01.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.