YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12161
KARAR NO : 2019/3778
KARAR TARİHİ : 30.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.08.2015 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu 2470 ve 2471 parsel sayılı taşınmazların genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek, 2466 ve 2467 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı … maliki olduğu taşınmazdan geçit hakkı kurulmasına muvafakat etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 2470 ve 2471 parsel sayılı taşınmazlar lehine, 2466 parsel sayılı taşınmaz aleyhine, 27.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda gösterilen 3 nolu güzergahtan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Geçit hakkı kurulması davalarında amaç, genel yola bağlantısı olmayan taşınmazların yolla bağlantısının sağlanmasıdır. Bundan dolayı, geçit kurulurken ihtiyaç içinde olan taşınmazlar kesintisiz olarak genel yola bağlanmalıdır. Buna uygulamada “kesintisizlik ilkesi” denilir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; davacı her ne kadar 2470 ve 2471 parsel sayılı taşınmazlar lehine geçit hakkı kurulması istemiyle dava açmış olsa dahi mahkemece, bilirkişi raporunda 3 numaralı güzergah olarak belirtilen, 2470 parsel sayılı taşınmazın sınırına kadar ulaşım sağlayan yerden geçit hakkı kurulmuş olup, geçit hakları kişiler lehine değil taşınmazlar lehine kurulacağından, lehine geçit hakkı istenilen 2470 parsel ile 2471 parsel sayılı taşınmazların maliki aynı olsa da 2471 parsel sayılı taşınmazdan yola ulaşımın sağlanması için 2470 parsel sayılı taşınmazdan akdi irtifak kurulması gerekmektedir.
Öte yandan davalı 2466 parsel sayılı taşınmaz maliki, hüküm kurulan 3 numaralı güzergahta damlama suyu sistemi olduğunu belirttiğinden bu husus araştırılarak, geçit hakkı kurulmasının sulama sistemine zarar vereceğinin tespiti halinde mahkemece bilirkişi raporunda belirtilen 2 numaralı güzergah veya 4 numaralı güzergah yeniden değerlendirilmelidir.
Belirtilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.