Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2016/16424 E. 2020/5936 K. 07.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16424
KARAR NO : 2020/5936
KARAR TARİHİ : 07.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.01.2014 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili, müvekkilinden alınan vekaletnameye dayanılarak maliki bulunduğu … Köyü, 7074 parselde bulunan J blok zemin kat 1 no’lu bağımsız bölüm kaydına 19.08.2009 tarihinde davalı lehine 200.000,00TL’lik ipotek tesis edildiğini ipoteğin davacının oğlu …’ın davacıdan aldığı vekalete istinaden konulduğunu, davacının vekaletin alındığı tarih öncesinden beri ve halen de hukuki ehliyete haiz olmadığını, ileri derecede demans hastası olduğunu vesayet altında bulunup hastalığının sürekli olduğunu, ipotek tesisi için alınan vekaletnamenin sağlık kuruluşundan gerekli rapor alınmadan düzenlenmiş geçersiz bir vekaletname olduğunu, davalının … 2. İcra Müdürlüğünün 2012/2442 sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını, taşınmazın satışına yönelik olarak yapılan kıymet takdirinde 125.000,00TL değer biçildiğinden ileride arttırmak kaydı ile bu değer üzerinden dava açıldığını, taşınmazın satışının telafisi mümkün olmayacak zararlar meydana getireceğini ileri sürerek davacıya ait taşınmaz kaydına konulmuş olan ipoteğin kaldırılmasını icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin davacı …’nın oğlu …’ın sahibi olduğu … Yayın Dağıtım Pazarlama Tic. Ltd. Şti. ile özellikle İngilizce eğitimi ile ilgili kitapların satımı hususunda ticari ilişki içerisinde olduğunu, davalının bu ticaretten kaynaklanan alacaklarını garanti altına olmak için dava konusu gayrimenkul üzerinde ipotek tesis edildiğini, ipoteğin tesisini müteakip mal teslimi yapıldığını ancak bedellerin tahsil edilemediğini, ipoteğin bu ticari ilişkinin teminatı olduğunu, bu durumda davacının kötü niyetli olduğunu, davacının ipoteğin tesisinden sonra kısıtlandığını vekalet ve ipotek tesisi tarihlerinde kısıtlı olmadığını bu nedenle ipotek işleminin geçerli olduğunu dava tarihine kadar ipotek işlemine itiraz edilmediğini davacı ile oğlu …’ın birlikte kötü niyetle hareket ettiklerini davalıyı zarara uğratmaya çalıştıklarını, davacının ileri sürdüğü hususlardaki muhatabının davalı olamayacağını, davacının vekaletname verirken hukuki işlem ehliyetinin olmadığının kabul edilmesi halinde ise davacının vekaletnameyi düzenleyen notere ve vekaletnameye aykırı hareket eden oğluna karşı tazminat davası açması gerektiğini belirterek davanın reddine, davacının dava konusu asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat ve %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2) Dava, tapu kaydına konulan ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, aleyhine ipotek tesis edilen davacının işlem tarihinde fiil ehliyetine haiz olmadığından bahisle ipoteğin iptaline karar verilmiş olduğundan maktu harç alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.