YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16567
KARAR NO : 2019/2984
KARAR TARİHİ : 02.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.11.2013 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi, tarlanın sınırlarının eski hale getirilmesi ve tel örgülerinin sökülmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, suya elatmanın önlenmesi, tarlanın sınırlarının eski hale getirilmesi ve tel örgülerinin sökülmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, tespit harici olan murisi … ait olan tarlanın mirasçıları davacı, … , … , … olmak üzere dört kardeşe kaldığını, babaları öldükten sonra tarlaları kendi aralarında paylaştıkları ve paylaşmadan sonra kendi hissesini tel ve çalı ile çevirdiğini, su kaynağının kendi hissesi içinde kaldığını, bu sudan her kardeşin taşımalı olarak havyanlarının su ihtiyacını gidermeleri için anlaştıklarını, davalının su kaynağının bulunduğu alanın 30 m² kadar yerini işgal ederek tecavüz ettiğini, tarlası içerisinde bulunan suya vaki tecavüzün önlenmesine, sınırların eski hale getirilmesi ve tel örgülerinin sökülmesi neticesinde uğramış olduğu zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davacı tarafın tecavüz iddialarının yersiz ve haksız olduğunu, müvekkilinin kimsenin taşınmazına müdahale etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının ispatlanamayan çit bozulması nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkin talebin reddi, davacının meni müdahale talebinin kabulü ile; davalının fen bilirkişi … ‘un 14.08.2015 tarihli rapor ve krokisinde C harfi ile gösterilen kısma doğrudan hayvanlarını sokmak suretiyle vaki müdahalesinin men’ine, davacı tarafca kendisi dışındaki … mirasçılarının raporda C harfi ile gösterilen su kaynağından taşıma suretiyle hayvanlarının sulanmasına izin verilmesine, bu konudaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Her ne kadar mahkemece belirlenen miktar gözönüne alınarak dava değeri kesinlik sınırını aşmadığından miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verilmiş ise de; miktar ve değeri temyiz (kesinlik) sınırını geçmeyen menkul (taşınır) mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir, yani temyiz edilemezler. Taraflar arasındaki uyuşmazlık taşınmazın aynına ilişkin olup HUMK’nun 427/2 maddesindeki kesin kararlarla ilgisi yoktur. Bu itibarla mahkemece miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Somut olayda; davacı vekili … mirasçıları arasında tespit harici olan taşınmaza ilişkin “
su kuyusu (pınarı) sözleşme tutanağı” başlıklı tarihsiz belge düzenleşmiş ancak davalının annesi … bu belgede imzası bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı sözleşmeden kaynaklanan şahsi hakkına dayalı olarak suya elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve tel örgülerinin sökülmesi istemiyle dava açmıştır. Ancak taşınmazın tespit harici olduğu su kuyusu sözleşme tutanağı başlıklı belgede davalının annesi Hatice Karadeniz’in imzasının olmadığı anlaşıldığından davalıya karşı ileri sürebileceği bir şahsi hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu gerekçeyle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.