YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17835
KARAR NO : 2020/5942
KARAR TARİHİ : 07.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22/12/2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; alacak davasının kabulüne dair verilen 22/10/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Davacı vekili; davalı kooperatif başkanlığının 04/03/2006 tarihli genel kurul toplantısında dükkan satışları için aldıkları karar ve yetki üzerine 15.10.2006 tarihinde yönetim kurulunca 151 ada 8 numaralı parselde bulunan güneydoğu cepheli dükkanın 20.500,00TL’ye davacıya satılmasına dair karar alındığını ve dükkan satış sözleşmesi düzenlediğini, sözleşmeye göre dükkanın ödemelerini yapan davacının dükkan üzerinde alacak hakkı sahibi olduğunu, genel kurul ve yönetim kurulu kararları üzerine dairenin davacıya teslimi gerekirken teslim edilmediğini belirterek, davalı adına olan dükkanın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde dükkanın dava tarihindeki rayiç değeri üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 20.500,00TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davacının alacak davasının kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.500,00TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sözleşmeye dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir.
Davacı ile davalı arasında imzalanan tarihsiz “dükkan satış sözleşmesi” başlıklı sözleşmeye göre öncelikle sözleşme konusu olan güneydoğu cepheye bakan taşınmazın yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile tespiti gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu bağımsız bölümün belirlenmesinden sonra tescil talep edildiğinden kayıt maliki davanın dışında ise bu kişi ya da kişilerin davaya katılmaları sağlanmalıdır. Sözleşme iki tarafa borç yükleyen nitelikte olduğundan davacıya satış bedelini ödediğini kanıtlama imkanı verilmelidir. Tüm bu hususlar yerine getirilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.