YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18247
KARAR NO : 2020/6865
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki geçit hakkı kurulması davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı Çoşkun Girgin tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
7201 sayılı Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra gerçek kişilere yapacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir.
Bu kanun değişikliğine göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanunun 21/2 maddesi uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine mavi renkli zarf kullanılmaksızın ve adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin kanunun 10. maddesine göre normal bir şekilde çıkarılmalıdır. Muhatabın bu adreste bulunmaması durumunda tebliğ memurunca Kanunun 20. ve 21. maddesinin birinci fıkrası ile Tebligat Yönetmeliğinin 29. maddesi uyarınca, muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir.
Muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrılması ve yeni adresinin de tebliğ memurunca tespit edilememesi durumunda, tebliğ evrakının tebliği çıkaran mercie geri gönderilmesi gerekir. Ancak bu aşamadan sonra, Kanunun 10/2 ve yönetmeliğin 16/2 maddeleri nazara alınarak, tebliğ evrakının açık mavi zarfla, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, Kanunun 21/2 maddesine göre tebliği mümkün olabilecektir.
Tebligat Kanununun 10/2 ve 21/2 maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2 maddesine göre tebligat çıkartılması ve bu hükme göre tebliğ edilmesi yukarıda belirtilen hükümlere aykırı olduğundan ve muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından usulüne uygun değildir.
Somut olayda; davalılar … ve …’e dava dilekçesinin yukarıda açıklanan ilke ve kurallara aykırı olarak Tebligat Kanununun 10/2 maddesi göz ardı edilmek suretiyle ve yasal şartları oluşmadan dorudan doğruya Tebligat Kanununun 21/2 maddesine göre yapıldığı ve usulsüz olduğu, adı geçen aynı davalılara gerekçeli karar tebliğinin de aynı adreste “muhatap adresinde olmadığından TK 21. maddesine göre muhtar Ali Öz imzasına tebliğ edildi” denilmek suretiyle Tebligat Kanununun 20, 21 ve özellikle Tüzüğün 28. maddesine aykırı şekilde tebliğ edildiği görülmektedir. Açıklanan sebeplerle yapılan tebligatlar usulsüz olup, adı geçen davalılar …’e ve …’e 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliği sağlanarak ve yasal temyiz süresi beklenildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, 04.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.