YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18275
KARAR NO : 2020/6067
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 13/02/2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08/03/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu 271 ada 74 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 2 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerdeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini ve söz konusu bağımsız bölümlerin kira gelirine ilişkin tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu 271 ada 74 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 2 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerdeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, davacının tazminat talebine yönelik davasının harç yatırılmamış olması nedeniyle HMK m.150 gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olayda;
1-Dava konusu taşınmazlarda tapu kayıt maliki görünen … ile davalı …’ın aynı kişi olup olmadığı anlaşılamadığından, mahkemece adı geçen tapu malikiyle davalının aynı kişi olup olmadığının belirlenmesi, aynı kişi olması halinde tapuda isim tashihi için süre verilmesi aksi halde sağ ise kendisinin, ölü ise ibraz ettirilecek mirasçılık belgesine göre tespit edilecek mirasçılarının davada yer almasının sağlanması gerekir.
2-Yargılama sırasında tapu kayıt maliki …’ye yapılan tebligatların Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne tebliğ edildiği anlaşıldığından ilgilinin kısıtlanıp kısıtlanmadığı araştırılmalı, vasi tayin edildiği takdirde vasi huzurunda davanın görülmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir.
3-Mahkemece 04.11.2014 tarihli celsede, davacı vekiline tazminat davasına ilişkin harcın depo edilmesi için kesin süre verildiği, davacı vekilinin 13.11.2014 tarihinde harcı yatırmış olduğu ancak mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak tazminat davasına yönelik harç yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Ortaklığın giderilmesi davaları iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardan olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir. Mahkemece, vekil ile temsil olunan bir kısım davalılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdir olunmaması ve davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davacılar lehine tek vekalet ücreti takdiri gerekirken her bir davacı için vekil lehine vekalet ücreti takdiri de doğru görülmemiştir.
Mahkemece, eksik taraf teşkili ile yukarıda değinilen hususlar gözetilmeden işin esasına yönelik hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harçların yatıranlara iadesine, 12.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.