Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2016/3375 E. 2016/7173 K. 21.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3375
KARAR NO : 2016/7173
KARAR TARİHİ : 21.09.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(…)

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.12.2011 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yola elatmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme istemine ilişkindir.
Davacı vekili, köy yoluna 145 ada 50 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından yapılan tecavüzün önlenmesini ve eski hale getirilmesi ve verdiği 22.956,43 TL zararın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, 148 ada 53 ve 54 parsel sayılı taşınmazların kendisine ait olduğunu, duvarın kendisi tarafından yapıldığını, duvarın yola tecavüzlü olmadığını, 148 ada 50 parselin kendisine ait olmadığını, parselin maliki …. yol istediğini, kendisinin de …. gösterdiği yerden herkesin kullanabileceği yol açtırdığını, tecavüz ettiği iddia edilen yerin zeminde yine fiilen yol olarak kullanıldığını ifade ederek, haksız davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda; davalı cevap dilekçesinde dava konusu duvarın kendisi tarafından yapıldığını beyan etmiş, buna rağmen mahkemece keşif yapılmayarak, davacı tarafından yaptırılan idari tahkikat sırasında kadastro teknisyenleri tarafından düzenlenen 05.08.2011 tarihli rapor ve ekindeki krokide, dava konusu duvarın 148 ada 53 ve 54 parsel sayılı taşınmazların sınırları içinde kaldığının (yani bu taşınmazlardan tecavüz olmadığının) belirtildiği, aynı raporda 148 ada 50 parsel sayılı taşınmazdan geçen duvarın
….
4,04 m’lik kısmının yola tecavüzlü olduğunun tespit edildiği, davalıya ait taşınmazların 195 ada 53 ve 54 parsel sayılı olduğu dikkate alındığında, rapordaki ada numarasının sehven 148 olarak yazılmış olabileceği kanaatine varıldığı, tecavüzün olduğu 195 ada 50 parsel sayılı taşınmazın ise davalıya ait olmayıp dava dışı….. ait olduğu anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmişitir.
Elatma olgusu her türlü delille ispatlanabilir. Davacı vekili, davalının istinat duvarı yapmak suretiyle yola müdahalede bulunduğunu, duvarın hendek üzerinde su girişini kapattığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, dava dilekçesinde keşif, tanık ve diğer delillere dayanmıştır. Mahkemece, mahalinde harita mühendisi sıfatına sahip bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak keşfi izlemeye yeterli kroki alınmalı, davacı ve davalının bildirdiği tüm deliller toplanmalı, tanıklar dinlenmeli, davalının yola vaki elatmada bulunup bulunmadığı bu elatma nedeni ile zarar olup olmadığı ve varsa miktarı saptanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
21.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.