YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3509
KARAR NO : 2018/9303
KARAR TARİHİ : 20.12.2018
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.03.2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 70 parsel sayılı taınmazda ortaklığın öncelikle aynen taksim, mümkün olmadığı taktirde satış yoluyla giderilmesini talep ve dava etmiştir
Davalılardan Nigar Dumanoğlu ve …, dava konusu taşınmaz üzerindeki tek katlı kuruluk ile iki katlı evin murisleri … tarafından yapıldığını beyan ederek ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesinin mümkün olduğunu savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan … ve … temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (Ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%…) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Somut olayda; bir kısım davalıların muhdesat iddiasında bulunduğu, taraflarca muhdesat iddiasının kabul edildiği ve 28.09.2015 tarihli bilirkişi raporu ile muhdesat oranına göre payların hesaplandığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece satış bedelinin ve satış bedeli üzerinden alınacak olan harcın paylaştırılmasında muhdesat oranına göre payların yazılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de; bu hususlar kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar … ve …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun dördüncü bendinin çıkarılarak “Satış bedelinin 28.09.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre %16,85’inin … mirasçılarına mirasçılık belgesindeki payları oranında muhdesat bedeli olarak ödenmesine, bakiye satış bedelinin taraflara tapudaki ve mirasçılık belgesindeki payları oranında dağıtılmasına” cümlesinin eklenmesine, hüküm sonucunun satış bedeli üzerinden alınacak harca ilişkin beşinci bendi çıkartılarak yerine “Satış bedeli üzerinden alınacak % 011,38 oranında karar ve ilam harcının paydaşlardan satış bedelinin dağıtılmasına ilişkin oranlarda tahsili ile hazineye gelir kaydına” cümlesinin eklenmesine, hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 20.12.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.