Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2016/5090 E. 2017/4843 K. 07.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5090
KARAR NO : 2017/4843
KARAR TARİHİ : 07.06.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.02.2012 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesinin verilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.09.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vd. vekili ile davalı … vd. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, muris … 1925 tarihinde vefat ettiğini ve ölüm tarihine göre Mecelle hükümleri uygulanması gerektiğini, murise ait … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/13635 Esas, 2011/39 Karar sayılı mirasçılık belgesinde ölüm tarihinin 1931 olarak kabul edilip TMK hükümleri uygulanarak mirasçılarının ve miras paylarının belirlendiğini, birçok mirasçının bu sebeple mağdur edildiğini belirterek …. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/13635 Esas, 2011/39 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaliyle yeni mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vd. vekili cevap dilekçesinde, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/13635 Esas, 2011/39 Karar sayılı mirasçılık belgesinin doğru olduğunu, müvekkillerinin murisi …’nın muris …’a mirasçı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüyle …. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/13635 Esas, 2011/39 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline, murisin mirasçılarının ve miras paylarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vd. vekili, davalı … vd. vekili temyiz etmiştir.
Dava, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda murisin ölüm tarihinin, …Nüfüs Müdürlüğü’nün 24.01.2012 tarihli cevabi yazısının ekindeki ölüm defter kaydına göre 31 T. Evvel 1341 (1925) olduğu anlaşıldığından, murisin ölüm tarihi itibariyle mirasçıların ve paylarının Feraiz ve Tevsii İntikal Kanunlarına göre belirlenmesi gerekmektedir.
Dosya içerisinde her ne kadar hukuk-mülk bilirkişisinden alınan rapor varsa da; “davacıların emlakta ve arazide şeklinde bir ayrım yapılarak mirasçılık belgesi verilmesine yönelik bir taleplerinin bulunmadığı, feriaz hükümlerinde emlakta erkeklerin kızların payına düşenin iki katını aldığını, arazide ise paylar arasında bir farklılığın bulunmadığını, kız evlatlarla ilgili kanunda ayrı bir düzenleme bulunmadığı da dikkate alınarak ayrıca araziye ilişkin hesaplama yapılmayacağı, yapılan hesaplamanın emlakta ve arazide geçerli olacağını” belirtilerek infaza elverişli olmayan bu rapor hükme esas alınmıştır.
1925’te vefat eden muris …’ın 1920’de vefat eden kızı…’dan olma torunu …’nin 1958’te vefat ettiği, geriye mirasçı olarak eşi İsmail ve çocuklarını bıraktığını, İsmail’in 1965’te vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak eşi İkbal ve …’den olma çocuklarını bıraktığını, İkbal’in 1971’te vefatıyla geriye mirasçı olarak … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11.06.1965 tarih, 398/463 E. K. sayılı kararıyla evlat edindiği …’in mirasçı olarak kaldığı anlaşılmasına rağmen, …’e miras payı verilmediği görülmektedir.
Kabule göre de mirasın 82.944.000 pay kabul edilerek bu payın belirlenen mirasçılara paylaştırıldığı, ne varki, paylaştırma sırasında 950 payın dağıtılmadığı mirasçılara toplam 82.943.050 payın dağıtıldığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece Feraiz ve Tevsii İntikal Kanunlarına göre mirasçı ve miras paylarının belirlenmesi konusunda HUMK’nun 275. ve devam eden maddeleri uyarınca uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca inceleme yaptırılarak rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.