Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2017/1330 E. 2020/7822 K. 26.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1330
KARAR NO : 2020/7822
KARAR TARİHİ : 26.11.2020

14. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.11.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, … ili, … ilçesi, …Mahallesi, 2786 ada 20 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar yargılama aşmasında davayı kabul etmediklerini; bir kısım davalılar ise taşınmaz üzerinde kendilerine ait yapıların bulunduğunu beyan etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yolu ile giderilmesi karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (Ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (Ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK’nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince;
Dava konusu taşınmazın tapu kaydına ilişkin UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden yapılan güncel sorgulamaya göre; dava konusu taşınmazda 16.03.2017 tarihli kamulaştırma işlemi ile … Belediyesinin taşınmazda paydaş olduğu, 09.01.2020 tarihli imar uygulaması ile taşınmaz kaydının kapatıldığı anlaşılmaktadır. Dava dosyasında yer alan tapu kaydında ise Kamulaştırma Kanununun 7. maddesi gereği şerhin işlenmiş olmasına karşın mahkemece kamulaştırma ile ilgili belgeler getirtilmeden ve işlemin akıbetiyle ilgili araştırma yapılmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Davaya konu taşınmazlarda hissedar olan davalı …’in ise 24.11.2015 tarihinde dava devam ederken vefat ettiği, mahkemece mirasçılık belgesi aldırılmadan ve mirasçıları davaya dahil edilemeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma hakkı, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde de “hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır.
Mahkemece güncel tapu kaydının getirtilerek ve davalı …’e ait veraset ilamının çıkarılması için davacı vekiline yetki verilerek mirasçılarını davaya dahil edilmesi için süre verilmesi, taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de yargılama aşamasında paylarını satış işlemi ile devreden eski paydaşların kararda isimlerinin gösterilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 26.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.