YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5449
KARAR NO : 2021/1468
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24/04/2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26/11/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacının Merkez … Mahallesinde 376 ada 2 parsel sayılı taşınmazda inşaat halinde olan binadaki dava konusu daireyi davalıdan satın aldığını, dairenin 1. katta, bina cephesinin arka tarafında 85 m2 yuüzölçümlü bağımsız bölüm olduğunu, inşaat aşamasında olduğundan resmi tapusunun bulunmadığını, taraflar arasında 10/04/2003 tarihinde harici satış senedi düzenlendiğini, satış bedelinin ödendiğini, inşaat tamamlandığı halde davalı tarafından tapusunun verilmediğini, ihtarname gönderilmiş ise de sonuç alınamadığını belirterek, dava konusu bağımsız bölümün sözleşme koşullarına uygun olarak davacı adına tesciline karar verilmesini, olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespiti ve yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın tapulu olduğunu, haricen yapılan satışın geçerli olmadığını, usulüne uygun bir satış bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının sadece satış bedelini talep edebileceğini, sözleşmede yazılı 12.000,00 TL’nin tamamının davalıya ödenmediğini 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının eşinin taşınmazı beğenmemesi üzerine davacının satış bedelinin 2.000,00 TL’sini ödemediğini, anlaşmanın bozulması nedeniyle davalının aldığı 10.000,00 TL’yi peyder pey 9.600,00 TL olarak davacıya ödediğini, davacının 10 yıl süre ile taşınmazla hiç ilgilenmediğini, inşaatın davalı tarafından tamamlanarak kiraya verildiğini, davacının bu süre içerisinde dairenin kendisine teslimi veya kiranın ödenmesi konusunda hiç bir talepte bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin tahsili isteğine ilişkindir.
Dosya arasında bulunan kayıt ve belgeler ile dava konusu yere ait tapu kaydı incelendiğinde, 376 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davanın dayanağını oluşturan satış sözleşmesinin yapıldığı iddia olunan tarihte davalı ile birlikte dava dışı diğer kayıt malikleri adına tapuda kayıtlı olduğu görülmektedir. Tapulu taşınmazların alım ve satımları TMK’nın 706, TBK’nın 237, 2644 sayılı Tapu Kanununun 26. Noterlik Kanununun 60 ve 89. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmadığı sürece hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve alıcısına herhangi bir hak bahsetmez. Bu itibarla davacı ile davalı arasında imzalanan 10/04/2003 tarihli sözleşme tapulu taşınmazın intikalinin amaçladığından geçersizdir ve böyle bir satışa dayanılarak iptal ve tescil kararı verilemez. Geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tescil mümkün değil ise de, harici satış nedeniyle taraflar vermiş oldukları değerleri geri isteyebilirler. Satış parasının yerine taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerine hükmedilemez. Ancak, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince ve dayanak sözleşmede davalının aldığı kabul ettiği 12.000,00 TL satış bedeli hakkında da ret hükmü kurulması doğru görülmemiştir. Bu açıklamalar karşısında satış parasının uyarlaması yapılarak satış tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar ulaştığı değer konunun uzmanı bilirkişiye hesap ettirerek gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, varsa taşınmazdaki yararlanmalarında gözetilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözardı edilerek yanlış şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarı açıklanana nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.