YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5637
KARAR NO : 2021/2276
KARAR TARİHİ : 30.03.2021
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04/03/2016 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16/06/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalılar ile birlikte maliki olduğu 6 adet taşınmaz üzerindeki ortaklığın öncelikle aynen taksim, mümkün olmaması durumunda satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre bir kısım davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde, o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK’nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; davalılardan … tarafından, 218 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesat hakkında hak iddiasında bulunulmuş, davalılar … ile … muhdesat iddiasını kabul etmişler diğer davalılar muhdesat iddiasına karşı çıkmışlardır. Mahkemece, davalı …’e bu konuda mülkiyetin tespiti davası açmak üzere verilen kesin sürede dava açılmamış olmasına rağmen 218 parsel sayılı taşınmazın satış bedeli üzerinden muhdesat iddiasını kabul eden davalılar … ile …’a isabet eden bedelin davalı …’a ödenmesine karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; bir kısım davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte açıklanan nedenlerle hüküm sonucunun bir nolu bendinin ikinci paragrafında yer alan “218 parsel sayılı taşınmazın tamamının satış bedeli üzerinden taşınmaz üzerindeki evin, İnşaat bilirkişisi …in 13/06/2016 havale tarihli raporunda belirtilen 0,552 olarak tüm taşınmazın değerinin oranına olan hesabı ile, davalılar Nazir ve Havva’nın paylarına düşen kısmının davalı …’e verilmesine” ibaresinin çıkarılarak, hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, 30/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.