YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2855
KARAR NO : 2020/3013
KARAR TARİHİ : 11.03.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03/10/2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması talebi üzerine Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda davanın reddine dair verilen 11/10/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekilinin 03/10/1962 tarihinde açtığı davada; davalılardan …, … Köyüne ait merayı sürmek suretiyle tarla haline getirdiği üç parça taşınmazı için açtığı hasımsız dava sonucu tapuda adına tescil ettirdiğini, bunlardan 07/10/1952 tarih ve 98 noda kayıtlı olan taşınmazı davalı …’a sattığını belirterek her üç taşınmaz kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasını ve elatmanın önlenmesini istemiştir.
Mahkemece, 20.12.1976 tarihli 1962/2800 Esas – 1976/411 sayılı kararı ile davalı … adına olan 10.04.1962 tarih 15 numara ve 07.10.1952 tarih 97 No’lu tapu kayıtları yönünden verilen kararın onanması, davalı … adına kayıtlı taşınmaz yönünden ise eksik inceleme nedeni ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu 07.10.1952 tarih 98 No’lu taşınmaz satış yolu ile 14.11.1958 tarih ve 2 No’lu kayıt ile … adına kayıtlı iken yargılama sırasında kadastro çalışmaları yapılmış ve 128 ada, 11 parselde davalı … adına tapuya tescil edilmiştir. Kadastro tespiti sırasında davalı şerhi düşülmesi gerekirken sehven tespitin kesinleştirilmesi sonucu değiştirmeyeceğinden 3402 sayılı Kanunun 27. maddesi gereğince işlem yapılarak mahkemenin görevsizliğine karar verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
11.03.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.