Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2018/3137 E. 2019/3670 K. 17.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3137
KARAR NO : 2019/3670
KARAR TARİHİ : 17.04.2019

MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.10.2015 tarihinde verilen dilekçeyle önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın reddine dair verilen 11.07.2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. … Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi’nce istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş, … Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi tarafından 22.02.2018 tarihinde, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı asıl …, hükmün verilmesinden ve kararı temyizinden sonra 25.03.2019 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragatin, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Feragat ve kabulün şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Yukarıda belirtildiği üzere feragatin kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmıştır. Yine belirtmek gerekir ki feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatine bağlı değildir. Etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Bu nedenle mahkemece verilen kararın davacının davadan feragati hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere bozulması gerekir. Yargıtayın yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır. (11.04.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.05.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı kararı)
Bu nedenle davacının davadan feragati hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, feragat nedeniyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.04.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.