Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2018/3925 E. 2019/4060 K. 07.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3925
KARAR NO : 2019/4060
KARAR TARİHİ : 07.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 04.11.2009 gününde verilen dilekçe ile harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil, üçüncü kademede ise temliken tescile dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, müvekkillerinin …’ın mirasçıları olduğunu, davalının ise müvekkillerinin amcalarının oğlu olup dedelerinin ise … olduğunu, dava konusu 109 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tarafların murisi …’tan kaldığını, davacıların murisi …’ın dava konusu taşınmazın yarısına tekabül eden kısmını babası Tevfik’ten satın aldığını ve taşınmaz üzerine 3 tane ev yaptırdığını, bu evlerin en eskisinin 50 yıl önce en yenisinin ise 30 yıl önce yapıldığını, dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında tarafların ortak murisi olan …’ın torunu davalı … adına tespit edildiği, öncelikle dava konusu taşınmazın yarısına isabet eden kısmını davacıların murisi … tarafından haricen satın alındığından bahisle davacılar adına tescilini; ikinci kademede ise davacıların taşınmaz üzerindeki zilyetliklerini davasız ve aralıksız olarak en az 20 yıldır sürdüğünden bahisle fiilen kullanılan taşınmazın zilyetlik nedeniyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescili; üçüncü kademede ise TMK’nin 722 vd. maddeleri doğrultusunda uygun bedel karşılığında binaların kullanılması için zorunlu olan arazi parçasının belirlenerek bu kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini istemişlerdir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, birinci ve ikinci kademedeki tapu iptali ve tescil isteminin reddi; üçüncü kademedeki temliken tescil isteminin kabulü ile bilirkişi raporunda A1 ve B1 harfleriyle gösterilen toplam 777,28 m2’lik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesi gereğince;
Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMK m.26/1). Anılan yasa maddesine göre, hükmün infaza elverişli olarak kurulması gerekir.
Somut olayda; davacıların temliken tescil isteminin kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu 109 ada 5 parsel sayılı taşınmaz bilgileri belirtilmeksizin bilirkişi raporuna atıf yapılarak A1 ve B1 harfleri ile gösterilen toplam 777,28 m2’lik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, ne var ki, iptaline karar verilen 777,28 m2’lik kısmın ayrı parsel numarası ile davacılar adına payları belirtilmek suretiyle tescili ve kalan kısmın davalı adına ipkasına şeklinde karar verilmesi gerektiği düşünülmeksizin yazılı şekilde infazda tereddüte yol açacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.05.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.