YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5709
KARAR NO : 2019/2494
KARAR TARİHİ : 20.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.05.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı eski 225 parselin 150 m2’lik kısmını davalıların murisi …’den 16.01.1972 tarihli sözleşme ile satın aldığını üzerine ev yaptığını uzun yıllardır zilyet olduğunu tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur.
Davalılar sözleşmedeki imzanın murislerine ait olmadığını, davanın reddini savunmuşlardır
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 9952 ada 16 parselde davalılar murisi … hissesinde 113,72 m2’lik kısmın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı harici satım ilişkisinin ispatına dayanak olarak sunduğu 16.01.1972 tarihli fotokopi belgedeki imzanın davalılar murisinin eli ürünü olduğunu iddia etmiş, davalılar ise savunmalarında belge altındaki imzanın murislerine ait olmadığını bildirmişlerdir.
Mahkemece imza incelemesi yapılması için ara karar kurulmuşsa da, ara karardan dönülmediği halde imza incelemesi yapılmadan hüküm tesis edilmiştir. Her ne kadar davacı taraf sözleşmenin aslını sunamamışsa da ara karar gereği murise ait ıslak imzaların toplanması imza incelemesi yapılması gerekmektedir.
Hal böyle olunca; belgedeki kullanılan imzanın sahte olduğu iddiasının başka bir ifadeyle imzanın davalıların murisinin eli ürünü olup olmadığı hususunun 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 21. maddesi uyarınca imza incelemesi yönünden en yetkili … Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınmak suretiyle saptanması gerekir.
Kabule göre de; hüküm fıkrasında mahkemece taşınmazın 113,72 m2’lik kısmının davacı adına tesciline karar verilmişse de imar parsellerinde ancak hisse verilmesi mümkündür bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi Mahkeme gerekçesinde de tapulu taşınmazların satışının resmi şekilde tapu sicilinde yapılması gerektiği belirtildiği halde harici satışın yapıldığı şeklinde çelişkili gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Eksik araştırma ve inceleme ile, çelişkili gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.03.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.