YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/212
KARAR NO : 2020/182
KARAR TARİHİ : 08.01.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 24/03/2014 gününde verilen dilekçe ile yaylanın aidiyetinin tespiti talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12/09/2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Davacılar … ve … vekilleri; dava konusu 225 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmasıyla yayla olarak sınırlandırılarak taraf köylerin kullanımına bırakıldığını, dava konusu taşınmazların …’i Mahkemesinin 5 Rebi’ü’l-evvel 1296 tarihli şer’i ilamı kapsamında köylerine ait yayla olduğunu ve yine bu yerle ilgili Şiran Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/22 Esas, 2006/102 Karar sayılı ilamı ile davalının men edildiğini belirterek 225 ada 3 ve 4 parsel sayılı yayla vasıflı taşınmazlarını müşterek sınırlandırılmasının iptali ile davacı köyler adına sınırlandırılmasını istemişlerdir.
Davalı …, dava konusu yerlerin köylerinin kadim yaylaları olduğunu, 1937 tarihli vergi tahrir kayıtlarını bulunduğunu, şeri ilamın sahte olduğunu ve müdahalenin meni kararında da köylerinin tamamen men edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemiz tarafından eksik inceleme nedeniyle bozulmuş, bozma kararına uyularak mahallinde keşif yapılmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı köy vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraf köyler adına müşterek yayla olarak yapılan sınırlandırma tespitinin iptali ile davacı köyler adına sınırlandırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararından sonra yapılan keşifte 20 Zilka’de 1310 tarihinde temyiz Dairesince onanan …’i Mahkemesinin 5 Rebi’ül-evvel 1296 tarihli şer’i ilamı kapsamı harita üzerinden bilirkişilere işaret ettirilmiş ve dava konusu alanın çizilen krokiye göre şer’i ilamda yazılı hudutlar içinde kaldığı saptanmış ise de şer’i ilamdaki hudutlar istikamet gösteren hudutlar olup alan olarak davacıya bir hak vermediği gibi mahkemenin 2005/22 Esas, 2006/102 Karar sayılı ilamı ile uygulanmış olup bu aşamada dava konusu taşınmazlar yönünden uygulama kabiliyeti de bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, dosya içindeki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davanın reddi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcını yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/01/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.