Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2019/3622 E. 2020/1847 K. 17.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3622
KARAR NO : 2020/1847
KARAR TARİHİ : 17.02.2020

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.06.2016 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.07.2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 122 ada 9 ve 10; 182 ada 7; 200 ada 80 ve 201 ada 10 parsel sayılı taşınmazların öncelikle aynen taksimini mümkün olmadığı takdirde taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile “Dava konusu…mevkii 122 ada 9 parsel, aynı yer 122 ada 10 parsel, aynı yer Kepir Mevkii 182 ada 7 parsel, aynı yer … mevkii 200 ada 80 parsel, aynı yer Kerpiçlik mevkii 201 ada 10 parsel sayılı taşınmazların satış sureti ile ortaklıklarının giderilmesine” dair verilen karar; Dairemizin 23.02.2016 tarihli 2015/170 Esas ve 2016/2119 Karar sayılı ilamında belirtilen “… dava konusu taşınmazların paydaşlarından …’in dava tarihinden sonra 21.08.2013 günü vefat ettiği anlaşıldığından, …’in mirasçıları da davaya dahil edilerek bir karar vermek gerekirken taraf teşkili tamamlanmadan davanın esasının karara bağlanması…” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda mahkemece, “Dava … mahallesi, Kepir mevkii 182 ada 7 parsel; Kerpiçlik mevkii 201 ada 10 parsel; Türkmenağılı mevkii 122 ada 9 parsel ve 122 ada 10 parsel; … mevkii 200 ada 80 parsel sayılı taşınmazların konumu, pay durumu ve paydaş sayısına göre ortaklığının aynen taksim suretiyle giderilmesi mümkün olmadığı anlaşıldığından taşınmazlar üzerindeki paylı mülkiyet ortaklığının satış suretiyle giderilmesine” karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan …, … ve … ortak vekili temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre …, … ve … ortak vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2) Davalılardan …, … ve … kendilerini ortak vekille temsil ettirmelerine rağmen hüküm sonucunun 7. bendinde sadece …’in isminin yazılıp aynı bentte … ve … lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değil ise de; bu husus, kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) No’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan …, … ve … ortak vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) nolu bent uyarınca hüküm sonucunun 7. bendinde “…” ibaresinden sonra gelmek üzere “… ve …” kelimelerinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.