Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/10010 E. 2011/403 K. 14.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10010
KARAR NO : 2011/403
KARAR TARİHİ : 14.09.2011

Hükümlü …’in…7.Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2005 tarihli ve 2005/164 esas, 2005/110 sayılı kararıyla verilen 5.000,00 yeni Türk Lirası adli para cezasının infazı sırasında, adı geçenin para cezasını ödememesi sebebiyle adli para cezasının beher günü 100,00 Türk lirasından hesaplanarak 50 gün hapis cezasına çevrilmesine ilişkin aynı Mahkemenin 19.11.2009 tarihli ve 2005/164 esas, 2005/110 sayılı ek kararına karşı itirazın reddine dair…8. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2009 tarihli ve 2009/99 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12.05.2010 gün ve 30354 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2010 gün ve 2010/127144 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Adı geçenin 10.09.2003 tarihinde işlediği dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-d maddesi uyarınca 300 tam gün karşılığı günlüğü 20,00 yeni Türk lirasından 6.000,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezadan aynı Kanun’un 62.maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek 5.000,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28.02.2007 tarihli ve 2006/6411 esas, 2007/1269 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilerek kesinleştiği gözetilerek yapılan incelemede, temel ceza olarak gün adli para cezası tespit edilen ve sonuç olarak da adli para cezası ile cezalandırılan hükümlünün, söz konusu para cezasını ödememesi sebebiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106.maddesi uyarınca cezasının günlüğü 20,00 Türk lirasından çevrilerek 250 gün hapis cezası olarak infazına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.06.2007 gün ve 2007/8-113 esas 2007/127 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5/3. Ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un geçici 1.maddelerinde öngörülen, adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle hapse çevrilmesinde bir gün karşılığı olarak 100 Türk lirasının esas alınacağına ilişkin hüküm, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun dışındaki diğer kanunlarda yer alan adli para cezalarının ödenmemesi durumu için geçerlidir.
Nitekim 5275 sayılı Kanun’un 106/3.maddesinde, “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcasının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilir” hükmü öngörülmüştür.
Sonuç olarak; 5237 sayılı TCK uyarınca verilen ya da diğer kanunlara göre verilip de, adli para cezasının gün karşılığı olarak miktarı belirtilen ilamlarda, mahkemece bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ne kadar ise, aynı miktar üzerinden ödenmeyen adli para cezasını hapse çevrilmesi gerekmektedir.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; infaza konu adli para cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 158/d.maddesi uyarınca verilmiş olması karşısında; 5252 sayılı Kanun’un, 5/3 ve 5275 sayılı Kanun’un geçici 1.maddelerinin uygulanma olanağı bulunmadığından, hükümlü tarafından ödenmeyen 5.000.-YTL adli para cezasını bir gün karşılığının ilgili mahkumiyet ilamında mahkemece belirlenen “20.-YTL” üzerinden 250 gün hapse çevrilerek aynen çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürelen düşünce yerinde görüldüğünden;

…8.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2009 gün ve 2009/99 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309.maddesinin 3.fıkrası gereğince BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309.maddesinin 4.fıkrası uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.