YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10027
KARAR NO : 2011/1463
KARAR TARİHİ : 21.09.2011
KARAR
Dolandırıcılığa teşebbüs suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/01/2010 tarihli ve 2010/365 soruşturma, 2010/573 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İskenderun Ağır Ceza Mahkemesinin 25/03/2010 tarihli ve 2010/392 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/08/2010 gün ve 2010/10038/51414 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/08/2010 gün ve 2010/201753 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, … Bankası A.Ş. vekili Avukat …’nin şikâyet dilekçesi üzerine, soyut iddia dışında kamu adına takibi gerektirecek suç unsuruna rastlanılmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, şikâyet dilekçesinde öne sürülen iddiaların ve şüpheli savunmasının yeterince araştırılmadığı, müştekinin gösterdiği delillerin toplanmadığı ve bilirkişi raporu alınmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
./..
-2-
T.C.
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden itiraz üzerine İskenderun Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.03.2010 gün ve 2010/392 değişik … sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.