YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10275
KARAR NO : 2011/1319
KARAR TARİHİ : 21.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık-Resmi belgede sahtecilik
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
İddianamede sanık … hakkında 11 ayrı çekten dolayı kamu davası açılmasına rağmen, sanık hakkında 4 çekten dolayı karar verildiği 7 çekten dolayı karar verilmediği, sanık … hakkında ise 3 ayrı çekten dolayı kamu davası açılmasına rağmen 2 çekten dolayı karar verildiği 1 çekten dolayı karar verilmediği anlaşılmış ise de bu suçlar hakkında zamanaşımı süresince karar verilebileceği, kabul edilmiştir.
A-Sanık …’ın şikayetçiler …,… ‘a verdiği suça konu çeklerin incelenmesinde TTK’nun 692.maddesinde çekin unsuru olarak gösterilen keşide yerinin yazılı olmadığının belirlenmesi ve aynı yasanın 693.maddesinde yazılı halinde gerçekleşmediği böylece çek unsuru bulunmayan söz konusu belgelerin özel belge niteliğinde olduğunu kabul eden mahkemenin kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık …’ın adı geçen kişilere verdiği belgeler nedeniyle atılı resmi belgede sahtecilik suçunun vasfındaki vaki değişiklikle özel belgede sahtecilik suçu ile sanıklar … ve …’a atılı dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezaların miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4. Ve 104/2.maddelerine göre hesaplanan dava zamanaşımının dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarıyla ilgili verilen 20.12.2005 mahkumiyet kararları ile inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla; hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 322.maddesinin T.C.
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
verdiği yetkiye dayanılarak sanıklara atılı anılan suçlardan açılan kuma davalarının 5271 sayılı CMK’nun 223/8.maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
B-Sanıklar …, …, …, … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararlarının incelenmesinde;
1-5237 sayılı TCK.nun 7/2.maddesi uyarınca yapılan lehe yasa değerlendirilmesi sonucunda, 5237 sayılı TCK.nun 204/1.maddesinin lehe olduğu kabul edilerek sanıkların hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar TCK.nun 53.maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği mahkemece her iki yasa uyarınca hükmolunan cezalar alt sınırdan tayin edilerek 765 sayılı TCK.nun 342/1.maddesi uyarınca asgari hadden 2 yıl hapis cezasına hükmolunacağı belirtilmesine göre aynı yasanın 31,33.maddelerinin uygulanamayacağı dikkate alınmadan 5237 sayılı TCK.nun 204/1,53.maddeleri lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması
2-Sahtecilik suçunda aldatıcılık yeteneğinin takdir ve tayini hakime ait olup suça konu çekler getirtilerek mahkeme heyeti tarafından incelenip özellikleri duruşma tutanağına geçirilmesi ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanık …’ın suça konu çekleri kendi lehine kullanmak amacıyla keşide edip etmediğinin belirlenmesi için sanığın imza ve yazı örnekleri ile çeklerde bulunan imza ve yazıların karşılaştırılması ayrıca sanıklar … ve …’ın yazı ve imza örnekleri de alınarak bu sanıkların keşide ettikleri çekte bulunan imza ve yazıların karşılaştırılmasının yapılmasından sonra çeklerdeki imza ve yazıların hangi sanığın eli ürünü olduğunun tespiti gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi
4-Sanık …’ın sanık …’ın hangi eylemine yönelik yardım etme suçunu işlediğinin hükmün gerekçesinde açıkça gösterilmemesi,
5-sanık …’nın suça konu çekin sahteliğini bilerek diğer sanık … ile birlikte kullandığına dair yeterli delil bulunmadığı gözetilerek sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
T.C.
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
6-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca,hükmolunan cezaların tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.