YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11218
KARAR NO : 2012/7535
KARAR TARİHİ : 09.02.2012
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre dolandırıcılık suçundan mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolu ile ilgili sürenin başlangıcının ve başvuru şeklinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmediği anlaşıldığından; temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Duruşmadan bağışık tutulmayı isteyip istemediği de sorularak istinabe suretiyle sorgusu yapılan başka suçtan tutuklu sanığın, yasal haklarını bildiğini, savunmasını yapacağını beyan ederek savunmasını yapmış olması karşısında, tebliğnamedeki başka suçtan tutuklu sanığın duruşmada hazır edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin görüşe iştirak olunmamıştır.
Sanık …’in daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
A) Sanık …’in önceden yaptığı plan gereği, sahte plaka, ruhsat ve sürücü belgesi temin ederek hileli davranışlarla teslim aldığı … Kimya AŞ şirketine ait temizlik malzemesini Akçaabat’ta bulunan alıcı firmaya teslim etmemesi şeklindeki eyleminde, sanıkların suçlamayı kabul etmemeleri, müşteki … ve tanık …’nın fotoğraf üzerinden yaptıkları teşhisten tam olarak emin olmadıklarını beyan etmeleri, suçta kullanılan sahte belgelerin ele geçmemiş olması, sanıkların farklı yerlerde benzer suçu işlemiş olmaları nedeniyle dosyayı ilgilendiren delillerin temin edilebilmesi için ve gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından; sanığın duruşmada hazır bulundurularak mağdurlar ve tanıklarla yüzleştirilmesi, sanık Kırıkkale’de ayakkabı dolandırıcılığı suçundan … plaka sayılı BMC PRO 827 marka kamyon ile yakalanmış olup, katılanın beyanında kendisini dolandıran şahsın da BMC PRO 827 marka kamyon kullandığını belirtmesi karşısında her iki suçta aynı kamyonun kullanılması ihtimali ve faillerin de aynı sanıklar olması ihtimaline binaen bahsi geçen olaya ilişkin dava dosyasının celbi ile incelenmesi, araç ile ilgili belgelerin bulunup bulunmadığının tespiti, suça konu …. plaka sayılı aracın kullanıldığı anlaşılan Nevşehir/Derinkuyu’da meydana gelen dolandırıcılık ile ilgili dava dosyasının da celbi ile incelenerek bulunması halinde ilgili delillerin dosya arasına alınması, … sayılı plakanın trafik kaydındaki maliki …’ün sahtecilik ihbarı üzerine başlatılan soruşturma dosyasının numarasının sehven 2006/2953 olarak belirtilerek akıbet sorulmuş olması nedeniyle menfi cevap geldiği hususu dikkate alınarak, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca 2006/2952 sıra sayılı dosya üzerinden başlatılan soruşturma evrakının celbedilerek incelenmesi, sanığın taşıma senedinde verdiği telefon numarasının suç dönemindeki ayrıntılı görüşme dökümünün temini ile yaptığı görüşmelerin analiz edilip hattın kim tarafından kullanıldığının tespiti ile, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
B) Kabule göre de;
1) Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması,
2) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.