Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/11398 E. 2012/8226 K. 15.02.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 04.02.2024 06:33
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11398
KARAR NO : 2012/8226
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, başkasına ait bir işyerinin önünde durarak o işyerinin sahibi olduğu kanısı yaratıp yoldan geçmekte olan müştekiye işyerinde kimsenin bulunmadığını, ileride başka bir dükkanda bulunan perde ile 117 TL'yi getirip getirmeyeceğini sorduğunda kabul etmeyen müştekiyi ikna ettikten sonra güvence olarak aldığı cep telefonu ile birlikte müştekinin olay yerinden ayrılmasını fırsat bilerek kaçması şeklindeki eylemin, 5237 sayılı TCK.nun 157/1.maddesinde öngörülen dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabülünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.