Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/11469 E. 2012/8005 K. 14.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11469
KARAR NO : 2012/8005
KARAR TARİHİ : 14.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, yokluğunda verilip 23.07.2008 tarihinde tebliğ olunan 03.06.2008 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 01.08.2008 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Diğer sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, temyiz talebi reddedilen diğer sanık … ile birlikte gerçek kimlik ve adres bilgilerini verip kiraladıkları aracı, kira sözleşmesinin dolmasına rağmen iade etmeyip sonrasında satmaları şeklinde gerçekleşen olayda, hile oluşturacak nitelikte bir hareketin bulunmaması nedeniyle, 5237 Sayılı TCK.nın 155/1. maddesinde yer alan güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğu gözetilmeksizin,aynı yasanın 157.maddesinde yer alan dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
A-Gerekçeli karar başlığında suç yerinin gösterilmemesi ile sanık hakkında gün olarak belirlenen adli para cezasının para cezasına çevrilmesi sırasında, yasa ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 Sayılı Yasa’nın 232.maddesine aykırı davranılması,
B-5237 Sayılı Yasa’nın 53.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
C-Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın CMUK.un 325.maddesi gereğince temyiz talebi reddedilen sanık …’ya sirayetine, 14.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.