YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11514
KARAR NO : 2012/30910
KARAR TARİHİ : 07.03.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tayin olunan cezaların nevi ve miktarı 1412 Sayılı CMUK’nun 318 ve devamı maddeleri gereğince sanık müdafiinin duruşma isteminin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
… C.Savcısı olarak görev yaptığını söyleyen sanığın, … Sulh Ceza Mahkemesindeki dava dosyasını halledeceğini ve müşteki …’nün kızına karşı işlenen cinsel taciz suçunun şüphelisini bulacağını, müşteki …’ın iş yerinde çalışan tutuklu …’nun tahliyesini sağlayacağını vaadederek müştekilerden para almaktan ibaret eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, iddianamedeki izah, oluş ve kabul karşısında eylemin iki ayrı mağdura ait değişik suç dosyalarına karşı işlendiğinden sanık hakkında iki dolandırıcılık suçundan iki kez hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz konusu yapılmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Tayin olunan gün sayısının adli para cezasına çevrilmesi esnasında uygulanan kanun maddesinin mahallinde ilavesi mümkün görüldüğünden ve sanığa atılı suçun 01.06 2005 tarihinden sonra işlenmiş olması karşısında 5237 Sayılı TCK’nun 58.maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki düşüncelere iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.