YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11630
KARAR NO : 2012/30590
KARAR TARİHİ : 05.03.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın başlık bölümünde, suç yeri ve suçun işlendiği zaman dilimi gösterilmeyerek, 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı davranılmış ise de bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde, TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında, üç ayrı katılana yönelik suç işlendiği gerekçesiyle, 5237 Sayılı TCK’nın 43/1 maddesinin uygulandığı, somut olayda; suça konu eylemin sadece katılan …’a yönelik olup diğer katılanlar ile sanığın doğrudan bir görüşmesi ve sanığın, onların iradesi üzerinde hileli davranışlarla tesirde bulunarak menfaat temininin sözkonusu olmadığı, bu kişilerin, katılan … için ve onun istemesi üzerine sanığın hesabına para yatırdıkları; böylece, sanığın, katılanlar … ve …’a yönelen suç teşkil eden eylemlerinin bulunmadığı gözetilmeden, birden fazla mağdur olduğu gerekçesi ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanması yasaya aykırı ise de, sanığın 25/08/2005 ve 24/09/2005 tarihlerinde hesabına yatırılan paraları alarak menfaat temin etmesi suretiyle eylemini zincirleme olarak işlediği dikkate alınarak, sonuç olarak, TCK’nın 43/1 maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması yasaya uygun olduğundan, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir,Ancak;
5237 Sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca koşulu salıverme tarihine kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi ve adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulamasıyla ilgili paragrafın “5237 Sayılı Yasanın 53/1-c maddesi uyarınca hükmolunan kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin koşullu salıvermeye kadar uygulanmasına,” cümlesi eklenmesi ve hükümde yer alan “YTL” ibaresinin “TL” olarak değiştirilmesi suretiyle; hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/02/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.