YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11714
KARAR NO : 2012/32448
KARAR TARİHİ : 21.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanıkların temyiz itirazlarının incelenmesinde
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum oldukları anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık …’nın … Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2005 tarih ve 2004/31 esas 2005/9 karar sayılı kararı ile almış olduğu tekerrüre esas cezası bulunduğu halde sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanık …’nın müştekiden daha önce almış olduğu bir oto alışverişinden kalan 5 200 00 TL lik senedini ödemek üzere müştekiye başka bir araç vermeyi ve araç değerine göre bir miktar para üste almayı teklif ettiği olayda arabulucuymuş gibi çağırılan ve sanık …’ tan alacaklı olduğu anlaşılan diğer sanık …’ın müştekinin artık güvenemediği sanık …’a ” niye insanları uğraştırıyorsun ” diyerek çıkışmak suretiyle güven sağladıktan sonra müştekiye sen 1500 00 Tl yi ver ben aracın temiz kağıdını ve vekaletnameyi sana getireceğim diyerek satışa konu otoya binerek olay yerinden ayrılıp bir daha dönmemesi üzerine sanık …’un müştekinin babasına 1500 00 TL lik senet vermesi şeklinde gerçekleşen olayda müşteki beyanı ile örtüşen tanık bayramın oluşa uygun beyanı karşısında her iki sanığın birlikte atılı suçu gerçekleştirdikleri anlaşıldığından
Dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21.03.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.