Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/11814 E. 2012/32069 K. 19.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11814
KARAR NO : 2012/32069
KARAR TARİHİ : 19.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında , 28/12/2006 olan suç tarihi yerine, 04/01/2007 yazılmış ise de, bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın kendisini …olarak tanıtarak ve bu kişinin adına oluşturduğu, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte sürücü belgesini de kullanarak, ruhsat kaydı … adına olan ve oto kiralamada kullanılmak üzere … Oto Kiralama isimli işyerini işleten …’e teslim edilen … plaka sayılı aracı , 27/12/2006 ‘da kira sözleşmesiyle teslim aldığı, kendisini yine …olarak tanıtan sanığın, aracı, 28/12/2006 tarihli protokolle, mağdur …’a şahitler … ve … huzurunda teslim ettiği, peşinat olarak öngörülen 7.000 TL paranın, sanığa verildiği, ruhsat sahibinden vekaletname alınması halinde, aracın devrinin yapılacağının belirtildiği, mağdurun kullandığı ve teslim aldığı araçla ilgili ruhsat incelemesi yapılınca durumun ortaya çıktığı, böylece sanığın, yapılan protokol, kısmi ikrar, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, kendisini …olarak tanıtıp, sahte sürücü belgesini de kullanarak, başkasına ait olan ve fakat kiralamak üzere elinde bulundurduğu aracı, mağdura gayri resmi olarak satması ve karşılığında 7.000.00 TL para alması eyleminde dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan “YTL” ibaresinin “TL” olarak değiştirilmesi suretiyle; hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 19/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.