YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11854
KARAR NO : 2012/32823
KARAR TARİHİ : 26.03.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların babaları …’ın ölümünden sonra diğer murislerle birlikte iştirak halinde sahip oldukları suça konu araziler için Doğrudan Gelir Desteği ödemesi almak amacıyla ayrı ayrı hazırladıkları başvuru dosyalarında bulunan arazi bildirim formunda suça konu arazilerin bir kısmında sanık …, diğer bir kısmında da sanık …’ın tarım yaptığını bildirerek müracaat ettikleri, bu tarlaların tapuda verasette iştirak olarak … murisleri adlarına kayıtlı olduğu, bu kişilerin isimlerinin karşısında imzalarının bulunduğu muvafakatnamelerde sanıkların muris … yerine imza attıklarından bahisle nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında; sanıkların DGD ödemesi için müracaat ettikleri arazilerde tarımsal faaliyette bulunduklarının mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi raporları ile sabit olduğu, DGD ödemelerinin sahip olunan arazi değil tarımsal faaliyette bulunan arazi üzerinden yapıldığı bu nedenle katılan idare aleyhine zararın oluşmadığı anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.