Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/11974 E. 2012/33542 K. 03.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11974
KARAR NO : 2012/33542
KARAR TARİHİ : 03.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın adını … olarak tanıtarak …’ta çalıştığını ve …’a şoför aradığını, bu iş karşılığı 750,00 TL maaş, sigorta ve …’ya götüreceği yüklü miktarda paralardan %3 komisyon alacağı, ayrıca kendisine ruhsatlı silah verileceği vaadiyle katılanı aldattığı, katılan ile birlikte bu iş için gerekli işlemleri yapmak bahanesiyle katılanın kullandığı araçla …’ye giderken cep telefonunun şarjının bittiği ve patronun arayabileceğinden bahisle katılanın telefonunu aldığı, … saatin 18.00 olmasına rağmen … rapor almaları gerektiğinden bahisle katılanı doktor … adında tanıdığı bir doktordan bahsedip … gönderdiği, bu arada da silah ruhsat işlemlerini yapacağını söyleyip katılandan bu iş için gerekli olduğunu söylediği 330,00 TL’yi aldığı anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
Sanığın işlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinde yazılı haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken 53/1-c’de yer alan hakların kendi altsoyuna yönelik olması halinde yasaklamanın koşullu salıverme tarihine kadar geçerli olacağı gözetilmeksizin, velayet, vesayet ve kayyumluğa ait hizmetlerden koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hükme “Sanığın 5237 Sayılı TCK’nun 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.