YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12241
KARAR NO : 2012/34789
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; suça sürüklenen çocuğun daha önce müştekiye ait iş yerine birkaç kez geldiği, müşteri getirerek müştekinin güvenini kazanmaya çalıştığı, olay günü cep telefonu alım satımı yapan müştekinin iş yerinden bir arkadaşına gösterip satın alıp almayacağını sorma bahanesi ile suça konu telefonu müştekiden istediği, müştekinin sanığa güvenmemesi nedeniyle akrabası olan tanığı cep telefonu ve suça sürüklenen çocukla birlikte gönderdiği ve tanık … …’ı cep telefonu kılıfı alması için işyerine gönderip kaçması şeklinde gerçekleşen olayda, güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının bulunmayıp eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Suça süreklenen çocuğun soruşturma aşamasında alınan ifadesinin dosya içerisinde bulunmaması,
3-Adli para cezasının ; 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürülüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası(TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.